Kaliteli zümrüt yataklarıyla bilinen Kolombiya’nın Altın Müzesi’ni hiç gezdiniz mi? Müze’nin 55 bin parçadan oluşan zengin koleksiyonunda altın ve değerli madenlerden granül, kabartma ve oyma teknikleri başarıyla kullanılarak üretilmiş birçok eseri bir arada bulmak mümkün. Yolunuz Bogota’ya düşerse özellikle Antik dönem Kolombiyası’nı tanımak için müzeyi ziyaret etmenizde fayda var!

Kolombiya’nın başkenti Bogota’da yer alan Altın Müzesi, yıl boyunca ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor. Antik dönem Kolombiyası’na ait altın ve diğer madenlerden yapılan eserlerin sergilendiği dünyadaki en kapsamlı müze olduğunu söylemek herhalde yerinde olacaktır.  Ayrıca, en kaliteli zümrüt üreticilerinin başlıca ülkelerinden olan Kolombiya’da altın madeniyle zümrüt madenini bir arada kullanmak oldukça yaygın. 1934 yılında devlet bankası tarafından arkeolojik kazıların desteklenmesiyle başlayan Poporo Quimbaya projesi olarak bilinen çalışmayla toplanan eserler, 70 yıldan beri Altın Müzesi’nde sergileniyor. Müze’nin ev sahipliği yaptığı Pesca’da 1969’da bulunan Musica Raft ise müzenin en ünlü eseridir. Antik Kolombiya’daki Bacata Zipa seçimlerinde kralın seçim seremonisini simgeliyor. El Dorado efsanesine dayanan bu hikayede merkezde duran Altın Kral anlamına gelen El Dorado ve çevresinde yer alan saray erkanı yer alıyor. Musica’nın mitolojik şefini tanımlamak için Kolombiyalı yerliler, El Dorado kelimesini kullanıyor. Güney Amerika’da bulunan M.Ö 2000 ve M.S 200 yıllar arasına dayanan birçok eser bu müzede görülebilir.

10 binlerce eser…
Müzenin koleksiyonunda 55 bin parça var; fakat 6 bini sergileniyor. İlk sergi alanında İspanya’nın koloni öncesi Kolombiya eserleri yer alıyor.  Bu dönemdeki her kültüre ait eserleri görmek mümkün; Kalima, Quimbaya, Muisca, Zenu, Tierradentoro, San Agustin, Tolima, Tairona ve özel Kolombus odası bulunuyor. Bir diğer katta ise “Uçan Şaman” ismi verilen sergi yer alıyor ki burada şamanların ritüellerinde kullandıkları tüm aksesuarların altın tasarımlarını görmek mümkün. Aynı zamanda, altın kaplama deniz kabukları, balık tutma aparatları, yüzükler, maskeler, ölü gömme materyalleri (maske, kül kapları, cinsel organ takıları v.b), uyuşturucu bitki içme aparatları, müzik aletleri, çeşitli hayvanları temsil eden avcı maskeleri, diademler, pazı bantları, çeşitli takılar, giysi iğneleri, gücü ve değeri temsil eden birçok mitolojik figür tarih öncesi döneme ait geleneksel tasarımlarla gözleri kamaştırıyor. 

Farklı teknikler kullanılmış
Kaplama eserlerin içersinde bakır, kemik ve ahşap malzemeleri görebiliyorsunuz. Granül tekniğiyle yapılmış narin hızmalar, kolye uçları, yüzüklere ve daha önce alışık olunmayan kalıp şekillerine tanık oluyorsunuz. Özellikle Kolombiya’nın Pasifik bölgesinde sinterleme ve çekişle dövme tekniği yaygın olarak kullanılıyor. Kabartma ve oyma tekniklerinin de özellikle altın kaplama eserlerde kullanıldığını görebiliyorsunuz. Hatta altın eserler üzerindeki antik dönemde yapılan tamiratlara bile tüm detaylarıyla şahit olabiliyorsunuz. Mücevher meraklıları için oldukça keyifli bir ziyaret olacağı şüphe götürmez bir gerçek.