Kuyumculukta devrim niteliğinde değişiklikler getiren Birlik Yasa taslağının kısa süre içerisinde TBMM’den geçeceğine inandıklarını belirten İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Norayr İşler, bu düzenlemeyle sektörün kronikleşen sorunlarının hızla çözüleceğini açıkladı.

Hammadde üzerindeki ÖTV’nin gündemden çıkarılması, kredi kartına taksit yasağının kaldırılması, Borsa İstanbul üyeliğine ilk kez şahıs şirketlerinin kabul edilmesi ve 30 yıldır sektörün hayali olan Birlik yolunda ilk kez somut bir adım atılarak bir yasa taslağının hazırlanması ve Türkiye’nin ilk yerli ve milli gemoloji laboratuvarının doğması… 

İşte, tüm bu düzenlemelerin altında, 16 Ocak 2017 tarihinde görevde 3. yılını geride bırakan Norayr İşler başkanlığındaki İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Yönetimi’nin imzası var.

İKO Başkanı İşler, yönetimde geçen son 3 yılı ve gelecek hedeflerini anlattı.

İKO Yönetimi’nde 3 yılı geride bıraktınız. Geriye dönük baktığımızda başarılı olduğunuza inanıyor musunuz?
İmza attığımız projeler ortada… Kronikleşen birçok soruna neşter vurduğumuza ve sorun olmaktan çıkardığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz. Çıplak taşlardaki ÖTV düzenlemesi, kredi kartına taksitin yeniden başlaması ve 90’ı aşkın oda ve dernek başkanıyla birlikte hazırladığı Türkiye Kuyumcular Birliği Taslak çalışması hemen ilk akla gelenler…

Bu süre içerisinde sektör için en çok mesai harcadığınız konu ve projeler neler oldu?
ÖTV ve Türkiye Kuyumcular Birliği Yasa Taslak çalışması, en çok yoğunlaştığımız konular oldu. Yaptığımız çalışmalarla sektörümüzde yeni bir altın çağ başlattık, bu süreci Kuyumcular Yasa Taslağı’nı TBMM’den geçirerek taçlandırmak istiyoruz. Yönetim olarak bugün,  ÖTV’yi kaldırmanın hazzı ve mutluluğu içerisindeyiz. O süreçte TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı olan Sayın Recai Berber’in İKO’yu ziyarette, “Bir çılgın başkan geldi ve kendini çok iyi ifade ettiğinden dolayı ÖTV sorunu çözüldü. Yoksa asla çözülemezdi, karşı taraf, sizden çok güçlüydü.” şeklinde ifade ettiği gibi bu işi kimse üstlenmesin. Sayın Recai Berber, Sayın Mehmet Muş’un katkılarıyla İKO Yönetimi olarak ÖTV’yi biz kaldırdık. 

Bugüne kadar Yönetim olarak yaptığınız hizmetleri saymanızı istersek, ilk başa hangisini yazarsınız? Neden?
ÖTV. Çünkü atölyelerimizde katma değerli mücevhere dönüşecek hammaddeden yüzde 20 vergi almak Türkiye’ye yapılmış bir hainlikti. ÖTV, küçük esnafın ve imalatçıların yok olması ve mücevherde gerçek sıçramayı gerçekleştiremememizin nedeniydi. Esnaf ve atölyeciler, kepenk kapatıyorsa ikinci nedeni ise Uzak Doğu’dan gelen bitmiş maldır. Sektörümüzün hedeflerine koşması için yerli imalatın güçlenmesi şart. Bu nedenle ÖTV kanununun işlemesi ve yurt dışından gelen mallara engel konması çok önemlidir.    

Kalan görev süreniz içerisinde gerçekleştirmesini çok istediğiniz projeleriniz var mı?
Kuyumculuğu disipline edecek, bizi bir ve beraber kılacak, sektörümüze çağ atlatacak düzenlemeler içeren Türkiye Kuyumcular Birliği Yasa Taslak metni üzerinde yoğunlaştık. Bu birliğimizi kurabilirsek Van’dan İzmir’e Sinop’tan Hatay’a kronikleşmiş tüm sorunlarımızı tek kalemde çözmüş olacağız. Sektörümüzün müşterilerle birebir iletişimde olan vitrin değerleri perakendecilerimiz ve emektarlarımız atölyecilerimiz, toptancılarımız rahat bir nefes alacak. Kuyumcularla kamyoncular, bugün yasal olarak aynı statüye bağlı. Nasıl eczacıların, tabiplerin, turizmcilerin ve turist rehberlerinin özel bir yasası varsa stratejik öneme sahip kıymetli madenlerle iştigal eden, katma değer yaratan, ülkeye döviz kazandıran kuyumcuların da özel bir yasayla koruma altına alınmalıdır.

Geri kalan görev süresince Birlik Taslağı’nı Meclis’te hayata geçirebilecek misiniz? Bu konuda diğer oda ve dernek başkanlarıyla nasıl bir takvim oluşturdunuz?
Sektörümüz, zaten 30 yıldır böyle bir düzenleme bekliyor. Bu düzlemenin en kısa sürede TBMM’den geçeceğine inanıyoruz. Birlik taslağını Gümrük ve Ticaret Bakanı Sayın Bülent Tüfenkçi’ye sunmuştuk. Taslakla ilgili tüm kuyumcu oda ve dernekleri adına Sayın Cumhurbaşkanı’ndan da randevu bekliyoruz.

Türkiye Kuyumcular Birliği Yasa Taslak metni, sektörün kronikleşen sorunlarına çözüm getirebilecek mi?
Sektörümüzün yükselen feryatlarına ve seslerine merhem olmak için yola çıktık. Kronikleşen sorunlara Birlik Yasası ve hazırlayacağımız yönetmeliklerle hızla çözüm getireceğiz. Artık, nüfus ve potansiyele göre kuyumcu dükkanı açılmasına izin verilecek. Sadece parası olanlar değil, ehliyeti ve ustalığı olanlar mağaza açabilecek. Kural ve yönetmeliğe uymayanlar hakkında ağır yaptırım ve cezalar verilecek.

Bu süreçte kuyumcu oda, dernek ve sektörün temsil kuruluşlarıyla kurduğunuz güçlü iletişim ağı, sektörün günübirlik ve uzun vadeli sorunlarının çözümüne nasıl bir katkı sağlıyor?
Kendi aramızda kurduğumuz whatsapp grubuyla tüm sorun ve sıkıntıları paylaşıyoruz. Bu sinerji ve haberleşme ağı, sorunların hızlı bir şekilde çözülmesine yardımcı oluyor. Anadolu’da oda ve dernek başkanlarımızın özellikle Kuyumcular Birliği kurulması için ortaya koydukları heyecan, ortak sinerji ve çaba gerçekten takdire şayan. Bu birliktelik ruhuyla sektörümüz için tarihi önemde olan Birlik Yasa taslağının en kısa süre içinde yasalaşacağına olan inancımız da yükseliyor.

Yönetim olarak sektöre kazandırdığınız çalışmalardan biri de Türkiye’nin ilk yerli gemoloji laboratuvarı GLT oldu. Pırlanta, renkli taşlar ve mücevher sertifikasyon hizmeti veren GLT’ye sektör gerekli talebi gösterdi mi?
Sektörün GLT’ye gerekli talebi şimdiye kadar gösterdiğini söyleyemem. İşlerin durgunluğu da bundan etkili oldu. Ancak, GLT’nin bir dünya markası olma yolunda ilerlediğini çok rahatlıkla ifade edebilirim. Çünkü biz bunun alt yapısını çok iyi kurduk. GLT laboratuvarı, şu anda hem sektöre, hem de tüketiciye hizmet veriyor. Nasıl dünyada bir GIA var, biz de GIA olma yolunda ilerliyoruz.

Özellikle yerli üretimi koruma altına almak ve yaşatmakla ilgili çalışmalar yaparken sektörden gerekli desteği gördünüz mü?
Sektör, aslında yaptıklarımızın farkında… Sektörün gerçek aktörlerinden çok güçlü bir talep ve destek görüyoruz. Küçük atölyeler, ustalarımız, sanatkarlarımız ve kendi aile şirketlerini yürüten firmaların verdiği desteklerle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Ekim 2016 fuarında ve sonrasında “İKO’ya kayyum atanacak.”şeklinde dedikodular yayıldı. İKO ve Yönetimi hakkında çıkan bu söylentiler konusunda neler söylemek istersiniz?
Ne yazık ki hain girişim, burada da kendini gösterdi. Bizim her yurt dışına çıktığımızda bu mihraklar, uydurdukları sudan gerekçelerle bu tip eylemlere tevessül ettiler. Hatta içimizden bir-iki arkadaşı da etkilediler. Ancak, bu girişimleri sonuçsuz kaldı. Biz, dimdik ayaktayız eskisinden daha sağlam, daha güçlüyüz. İKO’ya kayyum atanmadı, atanmayacak. Yönetim, yedek üyeler ve denetim üyeleriyle tam kadro hizmete devam ediyor. 

Üyelerinizin önemli bir kısmını oluşturan perakendeciler için neler yaptınız?
Perakendecilerimiz için tavsiye ettiğimiz fiyat ekran hizmetini Maritza Kıymetli Madenler firmasıyla yaptığımız anlaşmayla ücretsiz hale getirdik. Zaman zaman ayar denetimleri yaparak, hem perakendeci üyelerimizin hem de tüketicilerimizin yanında olduğumuzu gösteriyoruz. Üyelerimiz dara düştüğünde yanında olduk, avukat gönderdik. Perakendecilerimizin sorunlarının çözümünün de Türkiye Kuyumcular Birliği’nden geçtiğine inanıyoruz. Birliği kurabilirsek tüm olumsuzlukla mücadele edecek yetkiye sahip olacağız. Her isteyen istediği gibi çadır kuramayacak. Hiç kimse mağazasının önünde bağırarak müşteriyi rahatsız edemeyecek.

ÖTV düzenlenmesinden sonra Türkiye’de taş kesim sektörünün oluşması için çalışma başlatınız. Bu konuda belli bir mesafe alındı mı?
ÖTV’nin kalkmasıyla Türkiye’de çok önemli fırsat doğdu. Taş kesimi konusunda Hindistan iyi bir örnek. Bu ülkede taş kesiminde 1 milyon 650 bin kişi istihdam ediliyor. Taş ihracatı ise 30 milyar dolar. Ülkemizde güçlü bir mücevher üretimi var. Taş kesim sektörünün ülkemizde oluşması için İsrail’den know how ve bilgi satın aldık. Ermenistan’a gittik, ustalarla diyalog kurduk. Afrika’ya gittik, hammaddeyle ilgili madenleri gezdik. Alt yapıyı hazırladık. Türkiye bu iş start verdiğinde 100 bin kişilik yeni istihdam alanı oluşacak. Çünkü, katma değeri büyük bir alan. Bu konuda hazırladığımız raporu hükümetimizle paylaştık. Taş kesim sektörünün oluşması için devletin desteği şart. 

Türk kuyumculuğunun iç piyasada ve yurt dışında en büyük sıkıntısı nedir sizce?
Sektör olarak yurt dışında çok başarılıyız. İçeride ise en büyük sıkıntımız bürokrasi… Sektörel bir sorun olduğunda çözümleyene kadar fazla efor harcıyoruz. Örneğin; KKDF konusunda muhatap olacağımız tek bir mercii olmadığı için iş içinden çıkılmaz hale geldi. Halbuki ilgili bakanlıklarda stratejik öneme sahip sektörlerle ilgili yetkili kişiler olsa ve sektörün temsil kurumları sadece onlarla muhatap olsa sıkıntılar daha hızlı çözülür. Yurt dışından ÖTV’siz ürün getiriyorsunuz. Peşin öderseniz KKDF ödemiyorsunuz, taksitle öderseniz yüzde 6 KKDF ödüyorsunuz. Girişimcilerimiz, yurt dışında faizsiz kredi buluyor. Kuyumcu, milyon dolarlık taş alıyor, getiriyor ülkeye bir de üstüne getirdiği için yüzde 6 KKDF ödüyor.

2018 yılında yapılacak olan Genel Kurul’da başkanlığa aday olmayı düşünüyor musunuz?
Aslında aday olmayı düşünmüyordum. Ancak, sektörden ve yakın dostlarımdan gelen “Aday ol” baskılarıyla biraz fikrim değişmeye başladı. Ben, bu sektörde gözlerimi açtım. Bu sektörde kazandım. Bu sektörde öğrendim. Yarın da çocuklarımız bu mesleği sürdürecek.  Türkiye’de kuyumculuğu ileriye götürmek istiyorsak birlik ve beraberlik içinde hareket etmeliyiz. Bunun için diyalog, diyalog ve diyalog diyorum.