Küçük yaşlarda evdeki metal atölyesinde takılarla oynayıp tasarımlar yapan Esin Nalbantoğlu, bugün sade, zarif ve elegant takılara imza atıyor.

Tasarımcı Esin Nalbantoğlu, kurucusu olduğu Emma Krafft markasıyla günden güne büyüyen ürün yelpazesini tüketicilere farklı alternatiflerle sunuyor. Stilini, ‘Hayatın içinden son derece sade, zarif, günlük kullanıma uygun ve elegant’ olarak tanımlayan Nalbantoğlu’yla Gold News’un yeni sayısı için bir araya geldik.  

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?
1983 Ankara doğumluyum. Ailemin akademik kariyerinden ötürü çocukluğumun büyük bir bölümü yurt dışında geçti. İlk ve ortaokul eğitimimi Amerika ve Singapur’da tamamladım. Yüksek lisansımı (Canada York University) Grafik Tasarım Bölümü’nün ardından (Design Academy Eindhoven) Endüstriyel Tasarım Master’ı yaparak yüksek başarıyla bitirdim. Yurt içi ve yurt dışında toplam 9 yıl grafik ve sanat yönetmenliği yaptım. 

Markanızın oluşum süreci nasıl gelişti?
Markanın geçmişi aslında çocukluğuma dayanıyor diyebilirim. Küçükken tüm arkadaşlarım oyuncaklarla oynarken annemin evde kurduğu metal atölyesinde takılar yapmayı öğreniyordum. Yıllar boyunca süren bu merak, beni küçük yaşta takı ve mücevher meraklısı birine dönüştürdü. Bunların yanı sıra profesyonel hayatın değişmez bir parçası olan tüketiciyi tanıma, okuma ve ihtiyacını anlama konusunda da 9 yılın getirdiği birikim Emma Krafft markasının bir iş modeline dönüşmesinde büyük rol oynadı. Ayrıca, sadekarlık ve mıhlama eğitimlerimi tamamlayarak kendimi yetiştirdim ve hayallerimin peşinden giderek bugün herkesin günlük hayatında severek taktığı marka olan Emma Krafft’ı oluşturdum.

Sadekar ve mıhlayıcı olarak işin mutfağında olmak nasıl bir duygu?
Hayal ettiğiniz tasarımları hayata geçirmek ve en başından sonuna kadar tamamlamak için tüm bilgi ve beceriye sahip olmak her iş kolunda çok önemlidir. Kafamda yarattığım tasarımların mükemmel sonuç vermesi ve beni tatmin etmesi için tüm becerilerimi sentezliyorum. Zaman zaman çok basit görünen ürünler, oldukça sabır ve alın teri gerektirse de çıkan ürünler mükemmel olduğunda ayrı bir özgüven kazandırıyor ve yaptığım işe, yeni tasarımlara kişisel motivasyon sağlıyor. Stilim, aslında hayatın içinden son derece sade, zarif, günlük kullanıma uygun ve elegant.

Koleksiyonlarınızı hazırlarken nelerden ilham alırsınız?
Doğaya, doğal güzelliklere ve evrenin yarattığı organik formlara çok bağlı bir yapım var. Bu nedenle doğadaki akıcı formları kullanıyorum, bunun yanı sıra geometrik ve yalın form ve vintage takıların dokularının harmanlayarak yeni tasarımlar çıkartıyorum.

Türkiye’de takı kullanma bilinci hakkında ne düşünüyorsunuz?
Takı denilince ilk akla gelen altın ve pırlantanın uyumu, tercihler, hayaller dekoratif ve şaşaalı ürünlerde toplanıyor ve vitrin tasarımlarına kadar bu şekilde sergileniyor. Bunlar, biz kadınların sahip olmak istediği takılar; ancak pazarda ‘Sade ve günlük’ takı segmentinde büyük bir boşluk var. Günlük, sade ve şık olan ürünler yok denecek kadar az… Tüketiciler; artık sade ve minimal takıları kullanmak ve oldukça esnekleşen moda pazarında her kıyafetine uyumlu ürünler satın almak istiyor. 

Esin Nalbantoğlu tasarımlarına nereden ulaşılabilir?
Emmakrafft.com ve instagram sayfam üzerinden online sipariş verebilir, özel siparişlerini İnstagram DM üzerinden paylaşabilirler.