Letonya’yı merkez alan; ancak daha geniş bir coğrafyayı kapsayacak bir iş kurgusu ve pazar hedefiyle çalışılması önerisinde bulunan Letonya’nın İstanbul Fahri Başkonsolosu Ahmet Arbatlı, yerel bir ortakla işbirliği yapılmasının faydalı olacağının altını çiziyor.

Yıllık doğrudan ihracatını 4 milyar dolara çıkaran Türk kuyumculuk sektörü, Türkiye’nin 2023 İhracat Stratejisi ışığında pazar çeşitliliğine büyük önem veriyor. Sektörün temsil kurumları, bu kapsamda, firmalara ihracat stratejilerini belirlerken birkaç ülkeye odaklanmak yerine farklı ülkeleri de hedef pazar alacak şekilde kurgulamaları yönünde tavsiyelerde bulunuyor. Baltık ülkeleriyle kurduğu ticari ilişkilerle merkezi bir konumda yer alan Letonya, birçok sektör gibi kuyumculuk için de önemli fırsatlar sunuyor.

1992 yılında Letonya’da iş düzeni kuran ilk Türk girişimcisi ünvanına sahip olan Ahmet Arbatlı, bu ülkeyi, potansiyelini ve sunduğu fırsatları iyi tanıyan isimlerden biri…  Arbatlı, 1998 yılından beri Letonya’nın, 2004 yılına kadar tüm Türkiye’den sorumlu, 2004’ten sonra ise ‘İstanbul Fahri Başkonsolosu’ olarak görev yapıyor. Başkonsolos Arbatlı, Letonya’da 26 yıl önce başlayan ticari ve sinai faaliyetleri ve Leton ekonomisinin belli sektörlerine ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere katkıları sonucu her iki ülke Dışişleri Bakanlıklarının teklifiyle Letonya’nın Türkiye’deki temsilciliği görevini üstlendi ve en iyi şekilde bu hizmeti sürdürmeye çalışıyor.

Letonya’nın İstanbul Fahri Başkonsolosu Ahmet Arbatlı, Letonya dosyası için Gold  News’un sorularını yanıtladı.

Türkiye’yle Letonya arasındaki ticari ilişkileri ve karşılıklı oluşan hacmi nasıl buluyorsunuz?
Türkiye’yle Letonya arasındaki ticari ilişkiler, son 20 yıl içinde sürekli gelişme göstermiş ve dış ticaret hacmi, yıllık 30-40 milyon dolar düzeyinden hareketle son 5 yılda 300-400 milyon dolar bandına ulaştı. Dış ticaret değerleri, yıldan yıla belli ürün gruplarında dalgalanmalar gösteriyor. Bu olgunun nedeni, gerek Letonya’ya ihracatta, gerekse Letonya’dan ithalatta önemli tutarlarda transit ticaret ve re-export işlemlerinin varlığıdır. Letonya coğrafi konumu ve komşu ülkeleriyle oluşmuş ticari ilişkileri bağlamında önemli bir ticaret merkezi özelliği taşıyor. Dış ticaret istatistiklerinde 71’inci fasılda yer alan Türkiye’nin Letonya’ya “kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller, mücevherat” ihracatı, 2014 yılında 47 milyon dolar iken 2017’de 15 milyon dolara kadar geriledi. Ancak, bu değerlerin Letonya’da tüketime sunulmuş ürünlere ait olup olmadığına ilişkin kesin bilgimiz yok. Türkiye’yle Letonya arasındaki politik ve sosyal ilişkiler, her zaman olumlu gelişmiş, bu da ekonomik ilişkileri desteklemiştir. Bu ticaret hacminin Letonya’nın ekonomik gelişmesine orantılı olarak daha da artacağı kanısındayım.

Letonya’yı yakından bilen bir isimsiniz. Letonya’yla ilk temasınız nasıl oldu?
Letonya’yla ilk temasım, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bu Birliğin tüm ülkelerinde serbest piyasa ekonomisinin yeni oyuncularıyla yeni ekonomik ilişkilerin başlayacağı düşüncesiyle Baltık ülkelerine yaptığım araştırma gezileriyle oldu. Üslenmek için en uygun ülkeyi Letonya olarak belirledim ve 1992 yılında çalışmalarıma başladım. Türkiye’den Letonya’ya bir iş düzeni kuran ilk iş adamı olarak iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde öncülük yaptım. Ayrıca, serbest piyasa ekonomisine geçişte, genç Letonya Cumhuriyeti’nin tüm sorunlarına ve geçirdiği dönüşüme tanık oldum. Letonya Yabancı Yatırımcılar Konseyi üyesi olarak Leton Ekonomi Bakanlığı’na danışmanlık hizmeti verdim.

Letonya’da başarılı olmak isteyen bir Türk girişimcisi, nelere dikkat etmelidir?
Letonya’da bir Türk girişimcisinin dikkate alacağı ilk konu, hizmet veya ürünün pazarını ölçebilmektir. Letonya’da 2 milyon nüfusuyla salt Letonya pazarı hedeflendiğinde, birçok iş dalı için ölçek ekonomisi temelinde yapılacak yatırım anlamlı olmayabilir. Letonya’da başarılı olmuş Türk girişimcileri pazar olarak tüm Baltık ülkeleri, hatta kısmen Finlandiya, Kuzey Batı Rusya’yı kapsayacak bir pazar tanımıyla işlerini kurgulamışlar, Letonya’yı bir merkez üs olarak değerlendirmişler. Letonya’nın iş hayatında geçerli yasalar ve düzenlemeler, AB müktesebatıyla uyumludur. Dolayısıyla bir özel veya tüzel ticari kişinin hakları güvence altındadır. Ancak, Leton mevzuatına ve ticari faaliyet yükümlülüklerine dikkat edilmesi ve bir mali müşavir /avukatla iş kurma sürecini ve sonrasındaki faaliyetleri yürütmek gereklidir.

Letonya iş dünyasının olmazsa olmaz ilkeleri ve kuralları var mı?
Letonya’da bir ticari faaliyette bulunmanın ülkeye özel bir kuralı yok. Herhangi bir AB ülkesinde geçerli kurallarla iş yapılabilirsiniz.

Letonya’da nasıl bir yatırım ortamı var? İş kurmak kolay mı?
Letonya’da yatırım veya herhangi bir iş kurmak için çok özel alanlar hariç genelde bir engel bulunmuyor. Yerel ortak şartı; artık yok. Yüzde 100 yabancı sermayeyle şirket kuruluşu ve faaliyeti mümkün. Ancak, kişisel görüşüm; uygun niteliklerde bir yerel ortağın çok yararlı olacağı yönündedir. Zira genel mevzuat, yerel yönetime bağlı izinler ve kurallar, işçi alımı ve yükümlülüklerin gözetilmesi ve de şüphesiz pazarlama ilişkilerinin kurulmasında Leton ortak önemli katkılarda bulunacaktır. Letonya’da kurumlar vergisi halen yüzde 20’dir; ancak son reform kanunlarıyla kar payı dağıtılıncaya kadar ödenmesi ertelenebiliyor. Yatırımcılar, bu konuyu Letonya’daki hizmet alacakları müşavirlerden netleştirmeli.

Ülkede yabancı girişimciler için yıldızı parlayan iş kolları var mı? Altın takı ve mücevher bu yatırım alanları içerisinde değerlendirilebilir mi?
Letonya’daki yabancı girişimciler, daha çok hizmet sektöründe öne çıkıyor. Bankacılık, oteller, alışveriş merkezleri gibi alanlarda yatırımları var. Sınai üretimde ise katma değerli ahşap sektörü ürünlerinde yabancı yatırımlar görüyoruz. Türk şirketleri ise havaalanı işletmeciliği, perakende mağazalar gibi alanda görüyoruz. Altın takı ve mücevher üzerine yabancı girişimci olduğunu zannetmiyorum, önemli markaların temsilci perakende mağazaları olabilir.

Letonyalıların tüketici profili hakkında neler söylemek istersiniz?
Leton tüketici profilinde büyük kentlerde yerleşik orta sınıf egemendir. Kırsal alanda düşük gelir grupları hakim. Bu orta sınıf ise mücevher dalında fiyata hassas bir gruptur. Ayrıca, geleneksel olarak Letonların sınırlı bir zengin zümre dışında altın takı ve mücevher talebi düşük. Örneğin; düğünlerde, özel günlerde altın takı alımı yaygın değildir, gümüş takılar revaçtadır. Ancak, yaşanılan sosyo- ekonomik dönüşüm ve artan gelirlerin bu ürünlere talebi artıracağına inanıyorum.

Bu ülkeyle işbirliği yapan veya çalışmak isteyen Türk kuyumcuları için neler tavsiye edersiniz?
Letonya pazarında çalışmak isteyen Türk kuyumcular için en önemli tavsiyem; Letonya’yı merkez alan daha geniş bir coğrafyayı kapsayacak bir iş kurgusu ve pazar hedefiyle çalışmalarıdır. Letonya’da itibarlı bir lokasyonda merkez şube ve komşu ülkelerde satış noktaları şeklinde bir çalışmayı öneririm. Her iş dalında olduğu gibi en gerçekçi belirlemeler, bu ülkede bir faaliyetin başlatılmasıyla ortaya çıkacak ve sonrasında yol haritası kendini gösterecek.