Anadolu kültüründen izler taşıyan mücevherlerini Made in Turkey logosuyla dünyaya tanıtan mücevher tasarımcısı Meltem Kurtulan, şimdi de “İçimde Saklı” adlı ilk romanıyla Anadolu’yu anlatıyor. 

Nesim AKIN
Ödüllü mücevher tasarımcısı Meltem Kurtulan, “İçimde Saklı” adlı romanıyla edebiyat dünyasına da “Merhaba” dedi. Kurtulan, romanında Anadolu’nun her köşesinde görev yapan idealist bir savcı ve mesleğini çok seven bir öğretmenin herkesin örnek alabileceği etkileyici hayatını kaleme aldı. 

D&R, Remzi Kitapevi ve Kitap Yurdu’nda vitrine çıkan “İçimde Saklı” romanının yazarı mücevher tasarımcısı Meltem Kurtulan anlattı.

Bir mücevher tasarımcısının roman yazması nasıl bir duygu?
25 yıldır imza attığım her koleksiyonda heyecan duyuyorum. Ama yazarlık farklı bir şey... Yazarlıkta gerçek bir yolculuğa çıkıyorsunuz. İlk satırları kaleme alırken kitap olacağından bile haberiniz yok. Kısa bir metinle kendi başımdan geçen bir öyküyü anlatmak istemiştim. Sonra kitaba dönüşmesi gerektiğini düşündüm. Aslında, yazar olmayan birinin böyle bir işe kalkışması büyük bir cesaret. Herhalde benim gibi olmayan şeyleri yaparak hayatını kazanan birisi daha cesur davranabiliyor. Romanın yazım süreci 7 ay sürdü, 1 yıl kadar da kitaplaşması için bekledim. 

Tasarımdan yazarlığa geçiş nasıl oldu?
İkisi birbirine benziyor. Bugüne kadar nasıl ki hep Anadolu kültüründen izler taşıyan takılar yaptıysam kitapta da aslında Anadolu’yu anlatmaya çalıştım.

Yazarlık mı tasarım mı? Hangisi keyifli?
Bir tanesi çok iyi bildiğim bir şey. İlk göz ağrım vazgeçemem. Diğeri ise bebeğim gibi şu anda… Gözünün içine bakıyorum.

“İçimde Saklı” romanıyla okurlarınıza nasıl bir mesaj vermek istiyorsunuz?
Dinlemek ve anlatmak sevdadır. Ben anlattım dinleyenler beni anlayacaklar ve sevda büyüyecek. Hayatta en önemli şey; insanların birbirine beslediği güzel duygulardır. Koşullar her ne olursa olsun Anadolu’nun neresinde ve hangi zamanında yaşıyor olursak olalım sevgiyle açılmış pencereden dünya her zaman güzel görünüyor.  Çünkü son zamanlarda dünyada bir sevgisizlik var. Bunu kapınızdan çıktığınız anda trafikte hissetmeye başlıyorsunuz. Biz geçmişte böyle değildik. Çocukluğumuz, hala hafızalarımızda taptaze duruyor. Değerlerimizi çocuklarımıza aktarmazsak ve anımsatmazsak yeni nesil, nasıl bir arada yaşayacak?

Yazarlık, tasarımcılık yeteneğinizi, verimliliğinizi nasıl etkiledi? Size neler kazandırdı?
Eskiden tüm günümü tasarım yapmakla geçiriyordum. Bundan biraz ödün vermem gerektiğini düşünüyorum. Yazarlığın kariyerime olumlu katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bunu yaparken de işimden geri kalmamam için bazen geceleri uyumadım. Eğer bir şey yapmak istiyorsanız buna mutlaka zaman ayırabilirsiniz. Kendimi daha iyi tanıdığımı ve anlattığımı gördüm. İçimde saklı kalmış şeyleri paylaştım ve daha mutlu hissediyorum şu anda kendimi…

Yazarlık, Kurtulan Kuyumculuk markasının tasarım ve koleksiyon anlayışınızı nasıl etkiledi?
Hayatta bazen kırılmalar yaşarsınız. O zaman çok yıkılabilir ve üzülebiliriz. Her şeyin bittiğini düşünebiliriz. Aslında bu yeniden bir doğuştur.  Hayata tutunmanın yolunun kendini ifade etmekten geçtiğini inandım. Kurtulan, her zaman Meltem Kurtulan’ın yaptığı tasarımları koleksiyon olarak seçti. Sanıyor musunuz ki benim ruh halim her zaman hep yukarıdaydı.  Kimi zaman mutlu olmuşum, kimi zaman hüzünlerim veya hastalıklarım olmuştur. Ve ben bu ruh hallerimden etkilenerek bir şeyler yaptım. İnsanlar, görsel güzellik yanında gerçekten yaptığımız şeyin anlamını neye gönderme yaptığımızı görmek istiyorlar. Tasarımda hikayenin gerçekten çok önemli bir yeri var. Bu anlamda ikisini özdeşleştirebiliriz. Yazarlık süreci, tasarımdaki bakış açımızı zenginleştirdi, ufkumuzu açtı.

Yazarlık konusunda başka çalışmalarınız olacak mı?
Biliyorsunuz şiirler yazmaya başlamıştım. İçlerinden yaptığım bir seçkiyi ayrı bir kitapta toplamak istiyorum. Tamamen kurgusal bir roman çalışmam var. Romanda ilk defa içinde kadınların olmadığı kadınlara öykünen; ama erkekleri anlatan bir kitap yazmaya çalışıyorum. Diğer yandan, şarkı sözü yazıyorum. Bu sözleri sevgili oğlum, bir albümde toplayacak. 

Kitabı elinize aldığınız an neler hissettiniz?
Kitabın ilk örneği elime geldiğinde bir anda kilitlendiğimi fark ettim. Öyle bir boşluk yaşadım ki ne yapacağımı bilemedim. Kitabın sayfalarını bile açıp bakamadım.