Türkiye’nin Güney Kore Seul Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri M. Alper Atilla, dünyada rüştünü ispat eden Türk kuyumculuk sektörünün Güney Kore pazarında büyük başarılar kazanacağını inandığını söyledi.

Güney Kore, Türk girişimcileri ve yatırımcıları için hangi fırsatlar sunuyor?

Güney Kore, yaklaşık 50 milyonluk nüfusu ve 100 bin kilometre karelik alanıyla görece küçük bir ülke olmasına rağmen, dünyanın en büyük 11. ekonomisi ve 5. ihracatçısı olması hasebiyle büyük fırsatlar sunuyor. Ülkenin dış ticaretle zenginleşmiş olması ve ekonomik ilerlemesinin devamı için dış ticarete ihtiyaç duyması, Güney Kore pazarını hem ihracat, hem de ithalat için cazip bir pazar haline getirdi. Diğer taraftan, ülkenin dışa açılımının tamamlandığı 1995 yılından bu yana, tüketim alışkanlıkları değişmeye başlamış, kişisel ve lüks tüketim ürünlerine olan talep artmıştır. Satın alma gücü paritesine göre, kişi başı geliri 35 bin doları bulan Güney Kore, Türk girişimcilerinin hemen her sektörde faaliyet gösterebilecekleri rekabetçi ve regüle bir pazardır.

Güney Kore’de gelecek vaat eden iş alanları nelerdir? 

Güney Kore toplumunun hızla yaşlandığı göz önünde bulundurulduğunda kıdemli vatandaşlar ve onların bakımı için ihtiyaç duyulan ekipman ve teknolojilerin gelecek vaat eden iş alanları arasında önde geldiği söylenebilir. Bunun yanı sıra, ülkenin teknolojik gelişimine uygun olarak teknoloji yoğun ürün ve hizmetlerin Güney Kore pazarında her zaman talep göreceği değerlendirilmektedir. Diğer taraftan, kişisel gelir ve bu paraleldeki tüketim artışı ve tüketim alışkanlıklarının Batı tarzında değişmesiyle gıda, lokantacılık, giyim ve lüks ürünlere talep artmaktadır. Bu nedenle kuyumculuk sektörü hem geleneksel olarak altın kullanım alışkanlığının olması, hem de modernleşmeyle birlikte gümüş ve pırlantaya olan ilginin artmasıyla, gelecek vaat eden iş alanları arasında sayılabilir.

Güney Kore’de faaliyet gösteren girişimcilerimiz ağırlıklı olarak hangi iş kollarında hizmet veriyor?

Her ne kadar Kore Savaşı’nın ardından ülkemizle Güney Kore arasındaki kardeşlik bağları daha da güçlenmiş olsa da, bunun ekonomik karşılığı bugüne kadar tam olarak alınamamıştır. Bu çerçevede, Güney Kore’de otomotiv, lojistik ve lokantacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kısıtlı sayıda firma dışında Türk girişimcisinden bahsetmek mümkün değil. Bununla beraber, son yıllarda firmalarımızın Güney Kore’ye olan ilgileri artmakta ve yakın zamanda yatırımlarımızın  nitelik ve nicelik açısından değişiklik göstermesi öngörülmektedir. 

Bu ülkede başarılı olmak için nelere dikkat etmek gerekiyor?

Güney Kore pazarı, hem yerli hem de ithal ürünler bakımından oldukça rekabetçi bir pazardır. Pazarın rekabetçi olması yüksek kaliteli ürünlerin tercih edilmesine neden olmaktadır. Asya toplumlarında yaygın olduğu üzere, Güney Kore’de de güven, ticarette büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, Güney Kore pazarına girmek isteyen firmaların uzun vadeli bir program yaparak sabırla çalışmalarını sürdürmeleri gerekmektedir. Bu açıdan, fuarlar büyük önem taşımaktadır. Firmalarımızın Ekonomi Bakanlığı’mızın desteği doğrultusunda fuarlara düzenli katılım göstermesi ve fuar esnasında tanıştıkları Koreli firmalarla görüşmeler yoluyla güven tesisi sağlamaları pazara giriş açısından önemlidir. Sanılanın aksine Güney Kore, Çin ve Japonya’dan oldukça farklıdır ve Güney Koreli firmalar muhataplarının bu hassasiyetinin farkında olmasını beklemektedir. Yine iş toplantılarında saygı ve güven tesisinin önemi akılda tutularak, gerçekçi beklentilerle görüşmeler yapılmalıdır. Görüşmeler esnasında kartvizit değişiminden itibaren ciddi ve saygılı bir tutum izlenmelidir. 

Türkiye markası ve Türk malı algısı nasıl?

Malumunuz biz Türkler Orta Asya’da yaşadığımız dönemde, Kore toplumuyla iyi komşuluk ilişkilerine sahiptik. Kore Savaşı’na bir tugayla katılmamız ise ikili ilişkilerimize ayrıca olumlu bir hava getirmiş ve 1957 yılında diplomatik ilişkiler kurulmuştur. Bu itibarla, Güney Koreliler Türkleri kan kardeşleri olarak nitelemektedir. Bu itibarla, son yıllarda kamu ve özel sektör işbirliğiyle dünyanın dört bir yanında oluşmaya başlayan Türkiye markası ve Türk malı algısının, Güney Kore’de sahip olduğumuz olumlu imaja uygun olarak iyi bir noktada olduğunu söyleyebiliriz.

Yabancı yatırımlarının önünde herhangi bir engel var mı? 

Güney Kore, 1997 yılından itibaren yabancı yatırımları ülkesine çekmek için artan bir faaliyet içine girmiştir. Yabancıların, kanunlarda aksi tanımlanmadıkça bütün sektörlere yatırım yapmalarına izin verilmektedir. Güney Kore’de yabancı firmalara verilen teşviklerle ilgili detaylı bilgi talep eden firmalarımız Invest Korea (KOTRA) www.investkorea.org web sitesini inceleyebilir veya müşavirliğimizle doğrudan bağlantıya geçebilirler. 

Seul Ticaret Müşavirliği olarak girişimcilerimize ne tür desteklerde bulunuyorsunuz?

Seul Ticaret Müşavirliği olarak firmalarımızın Güney Kore’deki fahri temsilcisi olduğumuz anlayışıyla  onlardan gelebilecek tüm taleplere yanıt vermeye çalışmaktayız. Bu itibarla; Güney Kore pazarı hakkında genel olarak firmalarımızın bilgilendirilmesi,  ithalatçı firma listelerinin temini, firmalarımızın ürünlerini pazarlayabilecekleri kanallara yönlendirilmesi, standartlar ve mevzuata ilişkin bilgi tedariki, fuarlar ve diğer dış ticaret organizasyonları hakkında iki taraflı iletişimin sürdürülmesi, firma sorunlarında izlenecek yol hakkında kılavuzluk edilmesi ve Güney Koreli firmalara ilişkin bilgi temini, Güney Kore’nin yatırım ortamı ve şirket kurma konularında bilgi sağlanması, Ekonomi Bakanlığı’mız tarafından sunulan ihracat destekleri ve devlet yardımları hakkında bilgilendirme  hususları başta olmak üzere firmalarımızın ihtiyaç duydukları her konuda destek verilmektedir. Güney Kore’yi ziyaret eden firmalarımıza tercüman, araç kiralama, konaklama diğer hizmet alımlarına ilişkin listeler sağlanmakta, firmalarımızla yüz yüze görüşülerek pazara ilişkin bilgiler paylaşılmakta, ziyaret esnasında temas etmeleri gereken firma ve kuruluşlara ilişkin yönlendirmeler yapılmaktadır. 

İki ülke arasındaki ticaret hacmi hakkında bilgi verir misiniz?

2015 yılında ülkemizin Güney Kore’ye ihracatı önceki yıla kıyasla yüzde 20,9’luk bir artış göstererek 569 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde ithalatımız yüzde 6,5 oranında gerileyerek yaklaşık 7 milyar dolar olarak olmuştur . 2016 yılının ilk 10 ayında Güney Kore’ye olan ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 1,2 azalarak 443 milyon dolar seviyesine gerilemiştir. Yine aynı dönemde Güney Kore’den ithalatımız yüzde 8,4 gerileyerek 5,46 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Karşılıklı yatırımlar incelendiğimizde Güney Koreli firmalarının ülkemize olan yatırımlarının son yıllarda gitgide arttığı görülmektedir. Bu kapsamda, 2016 yılı Ekim ayı itibariyle ülkemize gelen Güney Kore kaynaklı doğrudan yatırımların tutarı 587 milyon dolara ulaşmıştır. Hyundai ve Posco gibi büyük holdingleri diğer Güney Koreli firmaların takip etmesiyle 2016 yılı ekim ayı itibariyle ülkemizde faal 288 Güney Koreli firma yer almaktadır.

Ülkeler arasındaki ticaretin ivme kazanması için hangi çalışmalar yürütülüyor?

Türkiye’yle Güney Kore arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması (STA) kapsamında mal ticaretinin kademeli olarak serbestleştirilmesine ilişkin “Mal Ticareti Anlaşması” 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ülkemizin ilk derin ve kapsamlı ekonomik ortaklık anlaşması niteliğindeki Türkiye-Güney Kore Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında 26 Şubat 2015 tarihinde Seul’de imzalanan “Yatırım Anlaşması” yürürlüğe girmiş olup “Hizmet Ticareti Anlaşması”nın da iç onay sürecinin tamamlanmasını müteakip yürürlüğe girmesiyle STA tamamlanmış olacaktır. “Mal ticareti”nin yanı sıra, “hizmet ticareti” ve “yatırım” konularının da STA kapsamına alınmasıyla birlikte ülkeler arasındaki kapsamlı ekonomik ve ticari ilişkiler en yüksek seviyeye taşınmaktadır. 

Güney Kore kuyumculuk sektörü hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ülkede altın kullanımı özellikle orta yaşlı bayanlar arasında yaygındır. Güney Kore geleneklerine göre, yeni doğan çocuğun ilk doğum gününde bir kutlama yapılmaktadır. Bu kutlamada annesi ve babası tarafından çocuğa altın bir yüzük alınmaktadır. Ülkede düğün törenlerinde altın hediye etme gibi bir gelenek bulunmamaktadır. Refah sahibi batı kültürüne açık orta kesim arasında gümüş, beyaz altın ve pırlanta kullanımı yaygınlaşmaktadır.  Bununla beraber, yüzde 10 olan KDV’ye ek olarak yüzde 20 özel tüketim vergisi ve yüzde 30 eğitim vergisi nedeniyle kuyumculuk eşyasının fiyatı oldukça yüksektir. Wolgok Kuyumculuk Sanayi Enstitüsü’nün 2016 yılı raporuna göre, sektörün 2015 yılındaki pazar büyüklüğü yaklaşık 5 milyar dolar civarındadır. Evlilik hediyesi olarak alınan kuyumculuk eşyasının sektör içindeki payı ise  yüzde 27 seviyesindedir.  Araştırma raporu verilerine göre, 2014 yılı sonu itibariyle sektörde kayıtlı firma sayısı 15.076’dır. Bu firmalardan 1.567’si üretici, 2.358’i toptancı ve geriye kalan 11.151’i perakendecidir. 15.076 firmadan yüzde 38’i (5.747 firma) Seul’de yerleşiktir. Çalışma alanlarına göre, üreticilerin yüzde 61,1’i, toptancıların yüzde 81,9’u ve perakendecilerin yüzde 25,6’ı  Seul’de yer alıyor.

Güney Kore’de lüks tüketim, marka ve kaliteye talep nasıl? Altın takı ve mücevher çok tüketiliyor mu?

Yakın zamanda gelen zenginleşme kaynaklı olarak lüks tüketime olan merak yüksek seviyededir. Bir ürün pahalı olduğu zaman kaliteli olduğuna yönelik algı son dönemde zenginleşen bu kesim arasında yaygındır. Bu çerçevede, dünya çapında rüştünü ispat eden Türk kuyumculuk sektörünün Güney Kore pazarında büyük başarılar kazanacağına şüphe yoktur. Seul Ticaret Müşavirliği olarak firmalarımızı Güney Kore pazarında birlikte çalışmak üzere buraya davet ediyoruz.