Her biri ince ustalık ve inovasyon eseri olan modelleriyle göz dolduran Kurtulan Kuyumculuk, zengin ürün sepetine sıra dışı bir koleksiyon daha kazandırıyor. Bugüne kadar eski paralara tek tek ürünlerinde yer veren Kurtulan, şimdi lazer teknolojisini kullanarak geliştirdiği yeni teknikle oluşturduğu Parabol Koleksiyonu’nda birçok para üzerindeki dokuları, desenleri ve figürlere ipeksi kumaş hissi veren soft dokunuşlar kazandırarak üç boyutlu olarak mücevhere taşıdı.

Hikaye kurgusu güçlü mücevherlerini ‘Made in Turkey’ logosuyla tüm dünya tüketicileriyle buluşturan Kurtulan Kuyumculuk, şimdi de 10-13 Ekim 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecek İstanbul Mücevher Fuarı’nda yepyeni bir koleksiyonu daha görücüye çıkaracak. Yenilik ve inovasyona yaptığı yatırımlarla dikkat çeken Kurtulan, büyük ses getiren diğer koleksiyonları gibi yine de uzun süre vitrinlerin başköşesini süsleyecek yeni bir koleksiyona imza attı. ‘Parabol’ adını verdiği yeni koleksiyonunda lazer teknolojisini kullanarak geliştirdiği özel teknikle ilk kez, fuar müşterileriyle piyasadaki örneklerinden farklı olarak eski tek para yerine birçok paranın doku ve desenlerinin teknoloji desteği ve kalemkâr hassasiyetiyle işlendiği üç boyutlu takıları buluşturacak. Parabol Koleksiyonu’nun belki de en dikkat çekici özelliği, eski paraların bilezik, yüzük, küpe ve kolyelerin geniş yüzeylerine verdiği ipeksi kumaş yumuşaklığı hissidir. 24 ayar has altının kullanıldığı koleksiyon parçalarında pırlanta da yer alıyor. Koleksiyon kapsamında ilk etapta 40 model üretilecek. Türk mücevherinin kalite standardı ve ustalığının referans koleksiyonları arasına girmeye aday olan koleksiyonun zaman içerisinde 300-400 parçalık zengin bir model grubuna ulaşması hedefleniyor.

Ekim Fuarı, sürpriz yapabilir!
Amerika, Asya, Ortadoğu ve İstanbul fuarlarına katılarak zengin koleksiyonlarını sergileyen Kurtulan Kuyumculuk, İstanbul Ekim Fuarı öncesinde Hong Kong Fuarı’na katıldı. Kurtulan Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Naci Kurtulan, Hong Kong ve VicenzaORO  fuarlarının beklentilerin altında performans göstermesinin Ekim Fuarı’na pozitif olarak yansıyabileceğine inanıyor.

“Hong Kong Fuarı, geçmiş yıllara göre yavaş geçti. Aslında, yavaş geçmesi bizim için sürpriz değildi. Protestolar nedeniyle böyle bir sonuç bekliyorduk. Uluslar arası medyanın protesto olayını çok büyütmesi, müşterilerin katılımını olumsuz etkiledi. Fuarda talep geçen yıla göre, yüzde 50’lik bir düşüş yaşadı. Vicenza’da da düşüşe geçen bir durum gözleniyor. Ekim Fuarı’nda Türkiye olarak bir avantajımız var. Birçok alıcı, protestolar nedeniyle Hong Kong’a gitmekten imtina etti. Hong Kong’a gitmeyen müşterilerin bir kısmı, Türkiye’ye gelecektir diye düşünüyorum. Ekim Fuarı, genelde Ortadoğu ve Kuzey Afrika ağırlıklı oluyor. Ama, bu fuarda Avrupa ve diğer ülkelerden gelen katılımcılarda bir artış bekliyorum.”

İtalya; artık tek otorite değil
Dünyada her alanda olduğu gibi fuarcılık alanında da yoğun bir rekabet yaşanıyor. Eskiden sadece tüm dünyada major sayılabilecek birkaç fuar varken, günümüzde 600 fuardan bahsediliyor. Bu durum da genel anlamda fuarlarda bir kan kaybını ortaya çıkardı. Eski oyun kurucuların yanına yeni oyuncular eklendi. İsmet Naci Kurtulan, yıllardır dünya trendlerinin ön prova sergi alanı olarak kabul edilen VicenzaORO’daki düşüşe dikkat çekerek, İtalya’nın eski havasından uzak bir konumda olduğu tespitinde bulundu.

“Vicenza, her yıl düşüşte olan bir fuar. Artık, İtalya’nın trend falan oluşturduğu yok, o eskidendi.  Çünkü, ticaretin ve hayatın kuralları yeniden yazılıyor. Bugün, Türkiye, Çin, Hong Kong ülkeleri de iyi tasarımlar yapıyor. İtalya; artık otorite değil. Hala belki bir numara; ama hızlı satışta o kadar iyi değiller. İtalya, 100 üzerinden 90 ise diğer ülkeler de 70-80 civarındadır.”

Kurtulan Kuyumculuk, tescilli markaları; ‘Mihenk’, ‘Anagold’, ‘Golden Horn’, ‘Hanedan’, ‘Goldist  Kuyumcu Yazılımı’ ve ‘Franguli’ adı altında ürün geliştirmeye ve yeni koleksiyon hazırlamayı sürdürecek.