Tasarımcı Tuba Atman önderliğinde kurulan Atölye Biz, geleneksel zanaatla, çağdaş sanat anlayışını bir araya getirerek, tasarım eğitimi almak isteyenlere umut oluyor. 
‘Mücevher Tasarımcısı’ olmak ve bu alanda kendisine kariyer hedefleyen,  hobi edinmek ve hobisini yeni bir işe dönüştürmek isteyen, kişilerin katıldığı Atölye Biz’de, mücevher tasarımı, geleneksel kuyumculuk atölyesi, sadekarlık, çağdaş kuyumculuk atölyesi, mıhlama atölyesi, 3D tasarım, mum modelleme ve mine eğitimleri veriliyor. Tamamen bir kadın dayanışmasıyla yola çıkılan Atölye Biz’de alanında uzman takı tasarımcıları Tuba Atman, Berrak Kaçar, Ahsem Kaya ve kuyum ustalarından mıhlayıcı Herman Nerdenyan ve sadekar Jan Nerdenyan öğrencilere eğitim veriyor. 
Tasarım yapmak ve üretmek terapi gibi
Atölye Biz’de herkes kendi alanında uzman ve deneyimlerini gelen öğrencilerle paylaşıp onların hayallerini gerçeğe çevirmek için bir araya gelmiş. Tasarımcı Ahsem Kaya’da bu ekibin bir üyesi… Kaya, verdiği eğitimleri ve Atölye Biz’in farkını şöyle anlatıyor: “Öğrencimle çağdaş mücevher atölyesi yapıyorum. Aynı zamanda mine workshopları veriyorum. İsteğe bağlı olarak mum modelleme çalışıyoruz. Çağdaş kuyumculukta temel olarak geleneksel sadekarlığın başlangıcındaki dersleri veriyorum. Çağdaş mücevher derslerine talep oldukça iyi… Artık insanlar gelenekselden farklı kendilerine özgü bir şey yapmak istiyorlar. Derslere ilk kez gelen öğrenciler için oturdukları tezgahtan kullandıkları aletlere kadar her şey yabancı geliyor. Ama önemli olan tezgaha oturduktan sonra sabırla ve hayal güçleriyle birlikte istedikleri tasarımları ortaya çıkarabilmek. Aslında oraya oturduğunuz anda dünyayla ilişkinizi kesiyorsunuz ve bu bir nevi terapi… Ben bazen öğrencilere, ‘doktora gideceğinize buraya gelin’ diyorum.”


Birlikten kuvvet doğar!
Atölyede temel kuyumculuk teknikleri öğretmeni olan Berrak Kaçar, Atölye Biz’ ekibine iki yıl önce dahil oldu. Gelen öğrencilere kuyumculuğun temel eğitimlerini veriyor. Bu mesleğin kadınların 2. bir şansı olduğunu söyleyen Kaçar, “Bize gelen öğrenciler, bilgiye tam anlamıyla doyuyor ve bu da bizi farklı kılıyor. ‘Biz’ olmanın temelinde yatan şey; birlikten kuvvet doğar. Gelenleri kendimizden kabul edip ona göre yol gösteriyoruz. Biz zaten bu aşamalardan geçtik ve gelen öğrencileri de yönlendirirken empati yapabiliyoruz. Başka bir yerde böyle bir kadro bulamazlar. Gelecek olan arkadaşlar, böyle bir imkanı ve şansı bulamayacaklar. Buradaki herkesin deneyimlerinden faydalanacak ve elleri boş dönmeyecekler. Ve en önemlisi bu meslek kadınların 2. bir şansı! Atölye Biz dememizin sebebi, birlikte olup birlikte bir şeyler üretmekti.”
Kuyumculuk, Türkiye’nin en iyi sektörü!
Hedeflerinin yurt dışında bir satış kanalı yaratmak olduğunu anlatan Atölye Biz’in kurucusu Tuba Atman, “Türkiye koşullarında kendi satış kanallarımızı rahat oluşturamadığımız gibi öğrencilerimize de bunu sağlamakta güçlük çekiyoruz. En başından beri ‘Biz’ olmamızın sebebi, herkes birbirine destek olsun ve daha rahat satış kanalı bulabilelim. En büyük hedefimiz; diğer ülkelerde de şubeleşip bir satış kanalı yaratabilmemiz.” dedi. Kuyumculuk sektörünün kadınların aktif hale gelmesiyle canlandığının altını çizen Atman, “Türkiye’deki tasarımcı kadınların yurt dışında da bir bağlantısı olsa çok daha güzel işler ortaya çıkar ve bizler bunu dünyaya gösterebiliriz. Sektör, aslında çok kıymetli; ama maalesef tanınırlık açısından zayıfız. Hala, İtalyan tasarımlarına ya da Uzakdoğu’daki işlere bakılıyor; ama cevherler burada, bu topraklarda…” şeklinde görüşlerini dile getirdi.