Letonya pazarıyla 500 milyonluk bir nüfusa ulaşılabileceğine dikkat çeken DEİK- Türkiye- Letonya İş Konseyi Başkanı A. Galip İlter, bu ülkede başarılı olmak için firma bazlı değil, sektörel bir stratejiyle hareket edilmesinin daha doğru olacağını söyledi.

4 Haziran 1997 tarihinden beri dış ticaretin artırılması için çalışmalarını sürdüren DEİK- Türkiye- Letonya İş Konseyi, bu kapsamda Eylül-Ekim döneminde çeşitli sektörden girişimcilerden oluşan bir heyeti Letonya’ya götürüyor. Bu ziyarette, Türk girişimcileri, Letonya’daki meslektaşlarıyla bir araya gelecek ve bir tanıtım toplantısı yapılacak. Bu heyet çalışmasının hemen ardından Letonya iş adamları, Türkiye’ye geliyor.

Letonya başta olmak üzere Baltık ülkelerini çok yakından bilen Türkiye- Letonya İş Konseyi Başkanı ve Cronimet Türk Metal Ticaret A.Ş Genel Müdürü A. Galip İlter, Letonya’yla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Letonya’yla ticari ilişkilerimiz nasıl?

Ticari ilişkilerimiz gayet iyi. Hem Letonya, hem de Estonya’da çalışan firmalarımız var.  Ülkede mücevher kullanımı bir hayli yaygın. Bölge halkının kültürel özelliğinden ötürü mücevhere ilgileri var. Bu ülkede Türkiye, tatil destinasyonunda ilk üç ülke arasında yer alıyor. Letonlar, ülkemize geldiklerinde mücevherle daha haşir neşir oluyorlar. Eylül- Ekim aylarında DEİK olarak bu ülkede sektörlerle bir tanıtım yapmayı planlıyoruz. İnşaat, demir-çelik sektörü var, yanlarına mücevheri de ekleyebiliriz. Ayrıca, ekim ayının sonunda Letonya iş adamlarının Türkiye’ye bir ziyareti olacak. 

Letonya’yla ilk temasınız nasıl oldu?

İlk kez bu ülkeye 1999 yılında gittim. O yıllarda bölgede pek Türk girişimci yoktu. İkili ilişkilerde gelişmemişti. DEİK olarak ticari ve kültürel ilişkileri güçlendirmeyle ilgili çalışmalarımız oldu. Dışişleri Bakanlığımız ve Büyükelçiliğimiz de bu konuda büyük gayret gösterdi. Tabii ki ekonomik ilişkileri geliştirebilmek için önce kültürel ilişkilerinizi düzenlemeniz lazım. Öncelikle Türkiye’yle neden çalışmaları gerektiğini anlatmanız gerekiyor. Letonya, Litvanya ve Estonya, Avrupa Birliği’nde bizi en çok destekleyen ülkeler arasında. NATO üyesi olmaları için de Türkiye, bu ülkeleri desteklemişti. Bugün, ikili ilişkilerde son derece iyi noktadayız.

Letonya, girişimcilere ne tür fırsatlar sunuyor?

Baltık ülkeleri nüfuslarının az olması, hep bir soru işareti olarak görülüyor. Letonya, 2 buçuk milyon civarında nüfusu olan bir ülke. Firmalarımız, oradaki pazar büyüklüğünü ilk başta cazip bulmuyorlar. Özellikle o ülkelerle is yapmak isteyen firmalara şunu tavsiye ediyorum. Sadece o ülkenin nüfusuyla kendinizi sınırlamayın; çünkü sonuçta bir Avrupa Birliği ülkesi… 500 milyonluk bir nüfusa hitap ediyorlar. Ben, Letonya’ya ürün satarsam 2 buçuk milyonluk bir pazar diye bakmamak lazım. Aksine orayı bir atlama taşı, çıkış ve referans noktası gibi görmek gerekiyor. Hem o ülkeye, hem de üç Baltık ülkesine hitap etmek önemlidir. Aynı zamanda, buradan kişi başına düşen milli gelirde Avrupa’nın üzerinde yer alan İskandinav ülkelerine de kolayca ulaşılabilir. Bir Türk firması olarak Avrupa Birliği ülkesine satmak yerine örneğin; Letonya firması olarak Avrupa ülkesine ürün pazarlamak çok daha cazip. Bilişim sektöründe uzun yıllar Estonya’da bu konuyla ilgili çalışmalar yaptık. Bugün, birçok bilişim firmamız, Letonya üzerinden diğer AB ülkelerine ticaret yapıyor.

Letonlar, alışverişi seviyorlar mı?
Ülkede, kişi başına düşen milli gelir gayet iyi ve alışverişi de çok seviyorlar. Ülke olarak bağımsızlıktan sonra 27 yıllık bir geçmişleri var. Ülkenin milli geliri sürekli artıyor. Gelirin yükselmesine paralel olarak insanların tabi ki satın alma ve tüketme hevesi var. Eğer doğru ürünleri pazara sokabilirsek Letonya bizim için güzel bir pazar olabilir.

Letonlar, AVM’lerden mi alışveriş yapıyorlar?

Letonya’da da AVM’ler, Türkiye’deki gibi popüler, tek fark bizdeki kadar çok sayıda olmamasıdır. Tek tek mağazalar da var. Ama genel alışkanlıkları AVM’ye gitmek. Kültür seviyesi yüksek olan bir toplum, yabancı dil konuşan nüfus sayısı çok yüksek. Nüfusun yüzde 40’ı zaten Rus asıllı Leton vatandaşı... Nüfusun tamamı Letonca konuşuyor; ama hemen hemen tamamına yakını Rusça da biliyor. Tabii ki İngilizce de biliyorlar. Sokaktaki bir insanla karşılaştığınızda İngilizce konuşmak hiç problem değildir. Bu nedenle, iş adamlarımızın İngilizce bilmeleri şart.  Zaten yaşanan sıkıntılardan biri de bu… Bizim tarafın yabancı dil bilmiyor oluşu…

Ticari ilişkilerde, iş görüşmelerinde nelere dikkat etmeli?

Öncelikle karşı tarafın hassasiyetleri varsa ona dikkat etmek gerekir. Biz, millet olarak genelde daha sıcakkanlıyız. Dokunmayı, sarılmayı seviyoruz; ancak bu onların çok hoşlandığı bir şey değil. İkincisi biz geleneksel olarak misafirperverliğimizle bilinen bir ülkeyiz. Yurt dışından misafir geldiyse onu en iyi şekilde ağırlamak isteriz. Bizler, ‘Önce arkadaş olalım, öyle para kazanalım.’ şeklinde bir bakış açısına sahipken onlar, ‘Önce para kazanalım, sonra arkadaş oluruz.’ diye bakıyor. Baltık ülkelerinden bir temsilci, ülkemize gelmişti ve buradaki Türk firması, onları akşam yemeğine götürmüştü. Ertesi gün, hemen bizi aradılar ve bu ilginin sebebini sordular. Bizde normal olan davranış, onları için ‘Acaba bu ilginin arkasında ne var!’  olarak algılanıyor. Bunun tam tersi olarak, Türkiye’den giden firmalar da Letonların ilgisizliğinden şikayetçi; ama bunlar tamamen kültür farklılığından kaynaklanıyor.  Ticari anlamda sözlerine son derece sadık insanlardır. Karşılıklı anlaşmak zaman alabilir; ama işbirliği olduktan sonra devamlılık sağlarlar.

Letonya’yla çalışacak mücevhercilere ne söylemek istersiniz?

DEİK olarak bölgede sektörel çalışmalar yapıyoruz. Baltık ülkelerinde 20 yıllık bir tecrübemiz var. O tecrübe sonunda geldiğimiz nokta şu; orada iş yapmak isteyen firmaların sektörel bazda hareket etmelerinde olumlu sonuçlar aldık. DEİK Letonya İş Konseyi’yle iletişime geçerlerse onlarla ilgili sektörel bir çalışma yapabiliriz. Örneğin mücevher sektörü… ‘Ben, Letonya’da ne yapabilirim, işimi nasıl büyütebilirim, nasıl daha fazla satış ve iş birliği yapabilirim?’ gibi sorularına yanıt alabilirler. Böyle bir talep oluşur ve bizimle temasa geçerlerse onlarla ilgili kısa bir çalışma yapıp, karşı tarafta bu sektörle ilgili firmalar bulup bir araya getirebiliriz. Sektörün önde gelen kişileriyle düzenlediğimiz toplantıda yol haritası çiziyoruz. Bu konuda en başarılı olduğumuz sektör; bilişim oldu. Mücevhercilerin de böyle bir talebi olursa DEİK olarak memnuniyetle yardımcı oluruz. Eylül ayı içerisinde birçok sektörden oluşan bir heyetle Letonya’ya giderek büyükelçiliğimizin de katılımıyla bir tanıtım toplantısı yapacağız.