Ağırlıklı olarak Kuzey Afrika ülkeleri başta olmak üzere 24 farklı ülkeye altın takıdaki özgün tarzını taşıyan Gür Mücevherat, 2019 Mart Fuarı’na da iddialı hazırlandı. Bu yıl, organizasyona daha prestijli bir lokasyondan katılacak olan marka, ürün tarzında da değişikliğe giderek geliştirdiği daha hacimli; ama hafif ürünleriyle göz dolduracak.

İhracatta başarılı bir performans izeyen Gür Mücevherat markasının kuruluş öyküsü, 1976 yılına dayanıyor. Tarih yaprakları, 1976 yılını gösterdiğinde ‘Kenan Gürdal’ bir ortağıyla birlikte ‘Gür Mücevherat’ markasını Bakırköy Gür Çarşı Pasajı’nda kurdu.  Perakendeyle sektöre adım atan firma, gelecekte üretim ve toptan işinde adını duyurmak amacıyla ‘Turhan Gürdal’, Öztaş Pasajı’nda faaliyet gösteren Dilmener Kuyumculuk’ta Murat- Yakup Dilmener kardeşlerin yanında 1973-77 yılları arasında çalışarak üretimin inceliklerini öğrendi. Aynı yıl, ‘Kenan Gürdal’ askerden dönünce Turhan Gürdal’la birlikte Bakırköy’deki mağazanın başına geçti.



Perakendeci kimliğine üretimi de ekledi
Gür Mücevherat, 2002 yılına kadar perakendeci müşterilerine Bakırköy’deki mağazadan hizmet sundu. 2002 yılında ise Kapalıçarşı bölgesinde atölye açarak perakendeci kimliğine üretici ve toptancılığı da ekledi. Marka, pazarlama stratejisinde ağırlığı ihracata verince, bunun meyvesini hemen topladı, aynı yıl İsviçre’ye ilk paket malı göndererek ihracata başladı. Bu ülkeyi Almanya izledi. Gür Mücevherat, 2003 yılında Dubai pazarıyla tanışınca ihracat yelpazesi de hızla genişledi. Marka, bugüne kadar Kuzey Afrika ülkeleri başta olmak üzere Ortadoğu, Rusya, İsveç, Amerika, G. Amerika ülkeleri, Kanada ve Avustralya’nın aralarında bulunduğu 24 ülkeyle çalıştı.

Zengin ürün portföyü
Müşteri kitlesi farklı olunca Gür Mücevherat da gelen taleplere göre, 8,9, 14, 18 ve 21 ayar kategorisinde ürünler geliştiriyor. Ağırlıklı olarak döküm tekniğiyle şekillendirdiği ürün portföyü, piyasadaki ‘takım’ tarzından biraz farklı. ‘Gür’ imzalı setler; zincirli kolye, küpe, yüzük ve bilekliklerden oluşuyor.

 

Dürüstlük ve kalite hassasiyeti
Gür Mücevherat firma sahibi Turhan Gürdal, iş hayatında en çok önem verdikleri konuların başında dürüstlük ve kalitenin geldiğini belirterek, “Meslek geçmişimiz, 40 yıl öncesine dayanıyor. 17 yıldır üretici/ihracatçı olarak hizmet veriyoruz. Müşterilerin bizi tercih etmesindeki en büyük nedenlerin başında dürüstlük ve kalite anlayışımız geliyor. Bugüne kadar yüzümüzü kızartacak  bir durumla karşılaşmadık. Her zaman en üst kalitede servis vererek müşterilerimizi etkilediğimizi düşünüyorum.” dedi.

Mart Fuarı’na yeni tarz ürünlerle katılıyor
Gür Mücevherat’ın ihracat ağırlıklı pazarlama çalışmasında fuarlar önemli bir yer tutuyor. Marka, şimdiye kadar Amerika başta olmak üzere birçok yurt dışı fuarda yer alsa da yeterli verimi alamadığı için sadece İstanbul mücevher fuarlarına katılıyor. Turhan Gürdal, Mart Fuarı’nda yeni tarz ürünlerini ilk kez sergileyeceklerini söyledi.

“ Uzun zamandır koleksiyonumuzda bir değişiklik yapmadık. Bu yıl, hem fuar standımızı değiştirerek daha prestijli bir alana geçtik, hem de ürün tarzımızda değişiklik yaparak olumlu tepkiler alacağımıza inanıyorum. Farklı çizgilerde yeni ürünler geliştirdik. Yine yüzük ve mini set, kolye gibi ürünler; ama tarzımızı biraz farklılaştırarak döküm dışında fusion tekniğini de işin içine katarak daha hacimli, hafif ürünler hazırladık.”

Yeni hedef pazarlar

Gür Mücevherat, uzun yıllardır dış pazarlarda ağırlığını Kuzey Afrika ülkelerine veriyor. İyi üniversitelerde eğitim görmüş ve sektörü çok iyi bilen İlker Gürdal’ın da ekibe katılmasıyla firma, pazarlamaya daha çok ağırlık verecek. Marka bu vizyon kapsamında ürün gamını çeşitlendirerek Kuzey Afrika ülkelerinin yanı sıra Avrupa, Amerika ve Uzakdoğu pazarlarında da etkili olmak istiyor.